
Geleceği düşündüğünüzde zihniniz hemen olabilecek en kötü senaryolara mı gidiyor? Kariyeriniz, ilişkiniz, maddi durumunuz veya hayatınızın nasıl ilerleyeceği hakkında düşünmeye başladığınızda kendinizi bir türlü durduramıyor musunuz?
Bazen ortada çözülmesi gereken güncel bir problem bile yokken zihin “Ya işler istediğim gibi gitmezse?”, “Ya yanlış bir karar verirsem?”, “Ya gelecekte her şey daha kötü olursa?” gibi soruların arasında dolaşabilir.
Gelecek hakkında düşünmek ve plan yapmak yaşamın doğal bir parçasıdır. Ancak geleceğe yönelik düşünceler sürekli endişeye dönüşmeye ve kişinin bugünkü yaşamını etkilemeye başladığında üzerinde durmak önemli olabilir.
Peki gelecek kaygısı nedir, neden ortaya çıkar ve gelecekle ilgili yoğun endişelerle başa çıkmak için neler yapılabilir?
Gelecek Kaygısı Nedir?
Gelecek kaygısı, henüz gerçekleşmemiş olaylar ve belirsizlikler hakkında yoğun endişe yaşanmasıyla ilişkilidir.
Kişi gelecekte karşılaşabileceği olası problemleri önceden düşünerek kendisini hazırlamaya çalışabilir. Ancak bu düşünme süreci zaman içerisinde çözüm üretmekten uzaklaşıp aynı ihtimallerin tekrar tekrar değerlendirilmesine dönüşebilir.
Örneğin:
- “Ya işimi kaybedersem?”
- “Ya istediğim kariyere ulaşamazsam?”
- “Ya ilişkim gelecekte kötü giderse?”
- “Ya maddi olarak zorlanırsam?”
- “Ya yanlış bir karar verirsem?”
- “Ya hayatım planladığım gibi olmazsa?”
gibi düşünceler zaman zaman herkesin zihninden geçebilir. Burada önemli olan bu düşüncelerin ne kadar sık ortaya çıktığı, ne kadar yoğun olduğu ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
Gelecek Kaygısının Belirtileri Nelerdir?
Gelecek kaygısı yalnızca gelecekle ilgili düşünmek anlamına gelmez. Kaygı zihinsel, bedensel ve davranışsal olarak farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Zihinsel Belirtiler
- Gelecekle ilgili sürekli olumsuz senaryolar düşünmek
- Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanmak
- Bir kararın olası sonuçlarını tekrar tekrar değerlendirmek
- Yanlış karar vermekten yoğun şekilde korkmak
- “Ya şöyle olursa?” düşüncelerinin zihinde sürekli tekrarlanması
- Henüz gerçekleşmemiş problemlere çözüm bulmaya çalışmak
- Geleceğin kontrol edilememesi nedeniyle huzursuz hissetmek
Bedensel Belirtiler
Gelecekle ilgili yoğun kaygı sırasında beden de stres tepkileri verebilir.
- Kaslarda gerginlik
- Kalp atışlarının hızlandığını hissetmek
- Mide veya sindirim sistemi rahatsızlıkları
- Uykuya dalmakta zorlanmak
- Huzursuzluk
- Yorgunluk
- Dikkati toplamakta zorlanmak
Özellikle gece yatağa girildiğinde veya kişinin dikkatini dağıtan şeyler azaldığında gelecekle ilgili düşünceler daha yoğun hissedilebilir.
Geleceği Düşünmek ile Gelecek Kaygısı Aynı Şey mi?
Gelecek hakkında düşünmek tek başına bir problem değildir.
İnsanların eğitim, kariyer, ilişkiler veya maddi konular hakkında plan yapması oldukça doğaldır. Hatta geleceği düşünmek birçok durumda karar vermeyi ve hazırlanmayı kolaylaştırabilir.
Ancak plan yapmak ile sürekli endişelenmek arasında önemli bir fark vardır.
Planlama genellikle kişinin yapabileceği somut adımlara odaklanırken yoğun kaygı çoğu zaman kişinin kontrolü dışındaki ihtimalleri tekrar tekrar düşünmesine neden olur.
Örneğin “Önümüzdeki yıl iş değiştirmek istiyorum, bunun için hangi becerilerimi geliştirebilirim?” düşüncesi bir planlama sürecidir.
Buna karşılık “Ya hiçbir zaman iyi bir iş bulamazsam ve hayatım istediğim gibi gitmezse?” düşüncesi kişinin henüz gerçekleşmemiş çok sayıda olumsuz ihtimali aynı anda değerlendirmesine neden olabilir.
Geleceği Sürekli Düşünmek Neden Bu Kadar Yorucu Olabilir?
Zihin belirsizliği azaltmaya çalışır.
Bu nedenle gelecekte ne olacağını kesin olarak bilmediğimiz durumlarda farklı senaryolar üretmek kısa süreli olarak kontrol hissi sağlayabilir.
Ancak gelecekte ortaya çıkabilecek bütün ihtimalleri önceden hesaplamak mümkün değildir.
Kişi buna rağmen kesinlik aramaya devam ettiğinde zihinsel bir döngü oluşabilir:
Belirsizlik → Kaygı → Olası senaryoları düşünme → Kısa süreli kontrol hissi → Yeni bir belirsizlik fark etme → Daha fazla düşünme
Bu döngü uzun süre devam ettiğinde kişi fiziksel olarak hiçbir şey yapmasa bile kendisini zihinsel olarak oldukça yorgun hissedebilir.
“Ya Böyle Olursa?” Düşüncesi Neden Sürekli Tekrarlanır?
Gelecek kaygısında sık karşılaşılan düşüncelerden biri “Ya böyle olursa?” sorusudur.
Bu soru tek başına sorun değildir. Hatta bazı durumlarda riskleri değerlendirmeye yardımcı olabilir.
Ancak her cevabın ardından yeni bir soru ortaya çıktığında düşünme süreci uzayabilir:
“Ya işimi kaybedersem?”
“Başka iş bulamazsam ne olacak?”
“Maddi olarak zorlanırsam?”
“Peki o zaman hayatım nasıl olacak?”
Zihin bir belirsizliği çözdüğünü düşündüğü anda başka bir belirsizlik bulabilir.
Bu nedenle gelecekle ilgili bütün sorulara cevap bulmaya çalışmak her zaman kaygıyı azaltmayabilir. Bazı durumlarda tam tersine zihnin daha fazla ihtimal üretmesine neden olabilir.
Gelecek Kaygısı Neden Olur?
Gelecek kaygısını tek bir nedene bağlamak doğru değildir.
Kişinin geçmiş deneyimleri, belirsizliğe yaklaşımı, kendisinden beklentileri, yaşam koşulları ve stres düzeyi geleceğe yönelik kaygı üzerinde etkili olabilir.
Özellikle yaşamda önemli değişikliklerin yaşandığı dönemlerde geleceğe ilişkin belirsizlik daha fazla hissedilebilir.
Örneğin:
- Üniversite veya mezuniyet dönemleri
- Yeni bir işe başlamak veya iş değiştirmek
- Ekonomik belirsizlikler
- İlişkilerle ilgili önemli kararlar
- Taşınma veya yaşam düzeninin değişmesi
- Önemli sorumlulukların artması
gibi dönemlerde kişinin geleceği daha fazla düşünmesi beklenebilir.
Burada önemli olan yalnızca “Neden kaygılanıyorum?” sorusu değil, kaygının bugün hangi düşünce ve davranışlarla devam ettiğini de fark edebilmektir.
Gelecek Kaygısı ile Anksiyete Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
Gelecekte gerçekleşebilecek olaylarla ilgili endişe, kaygının sık görülen özelliklerinden biridir.
Ancak anksiyete yalnızca gelecekle ilgili düşüncelerden oluşmaz. Bedensel belirtiler, kaçınma davranışları, yoğun endişe ve kişinin günlük yaşamını etkileyen farklı düşünce kalıpları da görülebilir.
Kaygının günlük yaşamda nasıl ortaya çıkabileceğini ve kullanılabilecek yöntemleri daha ayrıntılı incelemek için
Anksiyete ile Baş Etme: 7 Etkili Yöntem
yazısını da inceleyebilirsiniz.
Gelecek Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkılabilir?
Gelecek kaygısıyla başa çıkmaya çalışırken amaç geleceği hiç düşünmemek değildir.
Geleceği tamamen kontrol etmek de mümkün değildir. Bu nedenle önemli noktalardan biri kontrol edilebilen durumlarla kontrol edilemeyen ihtimalleri birbirinden ayırabilmektir.
Kontrol Edebileceğiniz Şeylere Odaklanın
Kaygı veren bir düşünce ortaya çıktığında kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Bu durumla ilgili şu anda yapabileceğim somut bir şey var mı?”
Eğer varsa küçük ve uygulanabilir bir adım belirlemek, belirsiz bir problemi daha yönetilebilir hale getirebilir.
Eğer şu anda yapılabilecek bir şey yoksa aynı senaryoyu tekrar tekrar düşünmenin yeni bir çözüm üretip üretmediğini değerlendirebilirsiniz.
Düşünce ile Gerçeği Birbirinden Ayırmaya Çalışın
“Gelecekte başarısız olacağım” bir düşüncedir.
Bu düşüncenin zihninizden geçmesi gelecekte mutlaka başarısız olacağınız anlamına gelmez.
Düşünceyi “Başarısız olacağım” şeklinde kesin bir gerçek olarak değerlendirmek yerine “Şu anda başarısız olma ihtimalinden endişeleniyorum” şeklinde fark etmek farklı bir bakış açısı sağlayabilir.
Her İhtimali Önceden Çözmeye Çalışmayın
Gelecekte yaşanabilecek her probleme bugünden çözüm bulmak mümkün değildir.
Üstelik zihinde oluşturulan senaryoların büyük bir kısmı hiçbir zaman gerçekleşmeyebilir veya gerçekleştiğinde bugün tahmin edilenden oldukça farklı olabilir.
Bu nedenle geleceğin tamamını çözmeye çalışmak yerine önünüzdeki daha kısa zaman dilimine ve bugün atabileceğiniz adımlara odaklanmak yardımcı olabilir.
Dikkatinizi İçinde Bulunduğunuz Ana Yönlendirin
Gelecek kaygısında zihnin dikkati sürekli henüz gerçekleşmemiş olaylara kayabilir.
Bu durumda dikkati yapılan işe, çevredeki seslere, bedensel duyumlara veya o anda gerçekleşen deneyime bilinçli olarak yönlendirmek yardımcı olabilir.
Dikkati içinde bulunulan ana yönlendirme konusunda
Mindfulness Nedir? Stres Yönetiminde Bilinçli Farkındalık
yazısını da inceleyebilirsiniz.
Sürekli Güvence Aradığınızı Fark Edin
Gelecekle ilgili kaygı yaşayan kişi bazen çevresindeki insanlardan sürekli güvence almaya çalışabilir.
“Sence her şey yoluna girer mi?” veya “Sence yanlış bir karar vermiyorum değil mi?” gibi sorular kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Ancak rahatlama kısa sürdüğünde kişi aynı güvenceye tekrar ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle güvence arama davranışını fark etmek, kaygı döngüsünü anlamak açısından önemli olabilir.
Gelecek Kaygısı İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Gelecekle ilgili zaman zaman endişelenmek oldukça doğaldır. Psikolojik desteği değerlendirmek için geleceğe yönelik bütün kaygıların ortadan kalkmasını beklemek gerekmez.
Ancak gelecekle ilgili düşünceler günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkilemeye başladıysa profesyonel destek değerlendirmek faydalı olabilir.
Özellikle aşağıdaki durumlar üzerinde durulabilir:
- Gelecekle ilgili düşüncelerin günün önemli bir bölümünü kaplaması
- Kaygı nedeniyle karar vermekte belirgin şekilde zorlanmak
- Sürekli en kötü senaryoları düşünmek
- Uyku düzeninin gelecekle ilgili düşüncelerden etkilenmesi
- İş veya eğitim hayatında odaklanmakta zorlanmak
- Belirsizlik nedeniyle önemli kararları sürekli ertelemek
- Kaygının ilişkileri veya günlük yaşamı etkilemeye başlaması
Psikolojik desteğe ne zaman başvurulabileceğini daha ayrıntılı incelemek için
Psikoloğa Ne Zaman Gidilmeli?
yazısını okuyabilirsiniz.
Gelecek Kaygısı Terapisinde Neler Ele Alınabilir?
Terapi sürecinde gelecekle ilgili kaygıyı tetikleyen durumlar, bu durumlarda ortaya çıkan düşünceler, belirsizliğe verilen tepkiler ve kaygıyı sürdüren davranışlar birlikte ele alınabilir.
Örneğin kişinin “Her şeyi önceden planlamazsam kötü bir şey olacak” veya “Yanlış karar verirsem hayatım mahvolur” gibi düşüncelerinin günlük seçimlerini nasıl etkilediği değerlendirilebilir.
Aynı zamanda kişinin sürekli güvence arama, kararları erteleme veya olası risklerden kaçınma gibi davranışlarının kaygıyla ilişkisi üzerinde durulabilir.
Terapi süreci kişiden kişiye değişir. Bu nedenle süreç, kişinin yaşadığı kaygının kendi yaşam koşulları ve ihtiyaçları içerisinde değerlendirilmesiyle şekillenir.
Çekmeköy’de Gelecek Kaygısı ve Anksiyete İçin Psikolojik Destek
Gelecek kaygısı zaman içerisinde kişinin kararlarını, iş veya eğitim hayatını, ilişkilerini ve günlük yaşamdan aldığı keyfi etkileyebilir. Özellikle zihnin sürekli gelecekte olması, kişinin bugün yaşadığı deneyimlere odaklanmasını zorlaştırabilir.
Klinik Psikolog Pelin Aslan Öztürk ile Çekmeköy’deki ofiste gelecek kaygısı, anksiyete ve ilişkili psikolojik güçlükler üzerine yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmektedir.
Kaygı ve diğer psikolojik konularla ilgili
çalışma alanlarını
inceleyebilirsiniz.
Yüz yüze görüşmelerin gerçekleştirildiği ortamı ve konum bilgilerini görmek için
Çekmeköy’deki ofisimizi
inceleyebilirsiniz.
Görüşme süreci hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için
iletişim sayfasından
ulaşabilirsiniz.
